Galatasaray yönetiminde ikinci başkan Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu'nun görevlerinden ayrılmasına giden süreç, Sabah'ın aktardığı kulis bilgileriyle netleşmeye başladı. Önce Öztürk, ardından Kavukcu istifa ettiğini duyurmuştu; ikisinin istifasını önceki haberlerimizde yazmıştık. Aşağıdaki bölümlerde resmi açıklamalar ile Sabah'ın iddialara dayanan anlatımı ayrı tutuldu.

İki tarafın açıklamaları

Sabah'a göre Öztürk istifasını şu sözlerle duyurdu: “27 Ekim tarihli toplantımızda fiili saldırıya ve ölmüş anneme hakarete dönüşen eylemi kabullenmeme ne G.Saray terbiyem ne annemden, babamdan aldığım terbiyem el vermez. İstifa ediyorum”

Kavukcu ise şu ifadeyi kullandı: “Sözlü tartışmanın gerçek boyutlarından uzaklaştırılarak abartılı ve gerçeği yansıtmayan ifadelerle aktarılmasından üzüntü duydum. Zarar vermemek için görevlerimden ayrılıyorum”

Görüldüğü gibi iki isim yaşananları farklı boyutta anlatıyor. Kavukcu olayı sözlü tartışma olarak tanımlıyor, Öztürk ise fiili saldırıdan söz ediyor.

Sabah'ın kulis anlatımı

Aşağıdakiler Sabah'ın haberindeki iddialar olup bağımsız olarak doğrulanmış bilgiler değildir:

  • Uzun süredir araları açık olan ikilinin selam bile vermediği iddia ediliyor.
  • Bir üyenin disipline sevk edilmesi konusunda Öztürk ile Kavukcu fikir ayrılığına düştü ve toplantıda sert tartışma yaşandı.
  • Atışma sürünce başkan Dursun Özbek toplantıyı noktalayıp ayrıldı.
  • İddialara göre ondan sonra tartışma yeniden hararetlendi ve Kavukcu'nun Öztürk'ün üzerine yürüyüp hakaret ettiği öne sürülüyor. Diğer yönetim kurulu üyeleri olayı güçlükle ayırdı.
  • Öztürk'ün konuyu Disiplin Kurulu'na taşıyacağı öğrenildi.

Öztürk neden 4 gün bekledi?

Sabah'a göre Öztürk, 27 Ekim'deki olayın ardından 4 gün sessiz kaldı. Öztürk'ün, Özbek'in Kavukcu'yu disipline sevk etmesini beklediği, böyle bir adım gelmeyince sosyal medyadan konuyu açıklayıp veda ettiği aktarıldı.

GelSpor'un notu

Taraflar olayı farklı anlatıyor ve toplantıda neler yaşandığına dair bağımsız bir doğrulama kaynakta yok. Kaynak metinde kulüpten ya da Disiplin Kurulu'ndan bir açıklama yer almıyor. Bu nedenle kulis bilgilerini kesin hüküm olarak değil, Sabah'ın iddiaları olarak okumak gerekiyor.